27 Şubat 2013 Çarşamba

Mart Menekşeleri - Sarah Jio

Mart Menekşeleri - Sarah Jio

Kitap Tanıtımı

Bir kadının yüreği sırlarla dolu bir denizdir...
Gerçek aşkı yaşadığına inanan ünlü yazar Emily Wilson, kocasının başka bir kadını ona tercih ettiğini öğrenince, hayal kırıklığına uğrar. Tüm bu olanlara rağmen yine de tek bir damla gözyaşı dökmez. Büyük yengesi Bee, Mart ayını Bainbridge Adasında geçirmesi için onu davet eder. Emily ruhunda açılan yaraların iyileşmesi umuduyla, bu teklifi kabul eder. Adanın mistik havasıyla huzuru yakalamaya çalışan Emily, 1943 yılında yazılmış kırmızı kadife kaplı bir günlük bulur. Bu günlük onu geçmişin tozlu sayfalarına hapsolan gerçek bir aşk hikâyesine ve altmış yıllık bir aile sırrına götürecektir...Umudun, hüznün ve pişmanlığın bir arada işlendiği büyüleyici bir roman… İlk kitabı Mart Menekşeleri ile Library Journal En İyi Kitap Ödülüne layık görülen Sarah Jio, insan kalbinin, ne kadar hatalı olursa olsun sevdiklerimizi her zaman affedeceğini eşsiz bir dille anlatıyor.

"Aşk, tarih ve gizem… Daha ne olsun? Mart Menekşeleri, geçmişimizin er ya da geç sürprizlerle karşımıza çıkacağını hatırlatan muhteşem bir roman."
Jodi Picoult

"Tarih, gizem ve aşkın mükemmel bir karışımı… Bu romanı elinizden düşüremeyeceksiniz."
Library Journal


Sayfa Sayısı: 
336
Baskı Yılı: 
2012
Dili: 
Türkçe
Yayınevi: Arkadya Yayınları


Kitap Yorumum

Arkadya Yayınları'ndan çıkan Mart Menekşeleri adlı kitabı bitirdim. Uzun zamandır kitaplığımda duran bir kitaptı ve okumamakla çok şey kaybetmişim. Öncelikle yine kapağı, kapak kalitesi, sayfaları her şeyi ile harikaydı. Gelelim kitabın konusuna

Başarılı bir yazar kocası tarafından aldatıldığını öğrenir ve bir adaya teyzesinin yanına gelir. Burada kaldığı odada bir günük bulur ve bu günlük onun tüm ailesinin geçmişinin sırrını ortaya çıkaracaktır tabii bu günlüğü çözebilirse.
Emily adada eski sevgiliyse karşılaşır ve duyguları yine ortaya çıkar ama bir yanda kocası ve diğer yanda da Jack vardır. Yani Emily üç kişi arasında kalmıştır peki bu adada bu üçgen arasında nasıl yaşayacaktır.
Büyükannesi Bee ile annesi arasındaki sorun nedir neden kaynaklanır?
Hem aile ilişkilerini, hem romantizmi, hem sırları ve macerayı ve daha bir sürü duyguyu bir araya katarak kitaba döken yazarın bu kitabı kesinlikle okunmaya değer bir kitap.

Kitap Puanım

Şimdi siz bana bu çocuk ne kadar bol puan veriyor diyeceksiniz ama  ben bu kitapta puan kıracak bir yer bulamadım o yüzden yine puanım 10/10

Canınız hem aşk hem de macera okumak istiyorsanız bu kitap tam sizlik :)


23 Şubat 2013 Cumartesi

Nasıl Kadın Olunur ?

Nasıl Kadın Olunur? Caitlin Moran

"Bir kadın olmak ünlü olmak gibi bir histi. Çünkü genel olarak görmezden gelinen genç kız, birden diğerleri için büyüleyici hale geliyor ve soru bombardımanına tutuluyor"
Kaç bedensin? Hiç o işi yaptın mı? Benimle sevişir misin? Ehliyetin var mı? Şundan bir nefes çekmek ister misin? Görüştüğün biri var mı? Korundun mu? İmzan nasıl? Topuklularla yürüyebiliyor musun? Kahramanın kim? Brezilya ağdası yaptıracak mısın? Ne tarz pornodan hoşlanırsın? Evlenmek istiyor musun? Ne zaman çocuk sahibi olacaksın? Feminist misin? O adamla yalnızca flört mü ediyorsun? Ne yapmak istiyorsun? Sen kimsin?"

Simone de Beauvoir, “Kadın doğulmaz; kadın olunur” demişti; hepsi bu olsa iyi…
Nasıl Kadın Olunur?, benim kadın olmayı yanlış anladığım onca zamanın öyküsünü anlatıyor. Evet, eski moda feminist “yükselen bilinçlilik” hâlâ büyük değer taşıyor. Ama ne zaman ki konu kürtaj, kozmetik mucizeleri, doğum, annelik, seks, aşk, iş, kadın düşmanlığı, korku ya da kendi teninin altında nasıl hissettiğine gelsin, kadınlar, çok ama çok sarhoş olmadıkça birbirlerine genellikle doğruyu söylemez.

Renkli kişiliği, çılgın fikirleri, samimi üslubu ile tanınan ve doğruları söylemekten vazgeçmeyen biri olan Caitlin Moran, 2010’da İngiltere’de yılın köşe yazarı ödülünü aldı. 2011’de Times’taki yazıları nedeniyle yılın eleştirmeni ve röportaj gazetecisi seçildi.

Caitlin Moran’ın Nasıl Kadın Olunur’unu sevmek için o kadar çok sebep var ki… Cinsiyetçiliğe öylesine muhteşem bir şekilde direniyor ki bunu neredeyse fark etmiyorsunuz bile… Mutlaka okunmalı. -New York Times

Moran’ın zekası baştan çıkarıcı. -The New Yorker

Müthiş eğlenceli… Moran eşsiz diliyle okurlarını hem eğlendiriyor hem de bilgilendiriyor… Feminizm militanlığı yapmıyor, feminizmi insancıllaştırıyor. -Publishers Weekly


ÇOK YAKINDA YABANCI'DA

18 Şubat 2013 Pazartesi

Uzaktaki Küçük Güneş Kuşları - Christie Watson

Uzaktaki Küçük Güneş Kuşları
Christie Watson


Kitap Tanıtımı



2011 Costa Kitap Ödülü
Eğlenceli, acıklı ve tamamen gerçek… Kitabı bitirdikten sonra bile karakterleri aklınızdan çıkaramayacaksınız.

Başka, bambaşka bir dünya… 
Eski inanışlar, şeytan ormanı, kadınların sünnet edilmesi, fakirlik, petrol şirketleri, savaş, acı, umut, hayal kırıklıkları, hiçlik, umut, aitlik...
On iki yaşındaki Blessing için hayat oldukça keyifli ve kolaydı; ta ki babası annesini başka bir kadın için terk edene kadar… Blessing, işinden ayrılmak zorunda kalan annesi ve abisiyle birlikte Nijer Deltasına, büyükannesiyle büyükbabasının yanına gider. Lagosta yetişmiş olan Blessingi fakir, zorlu ve tehlikelerle dolu bir köy olan Warride hiç bilmediği bir yaşam beklemektedir ve buradaki yaşamında tutunduğu tek şey bilge büyükannesidir. 
Blessingin büyüleyici sesiyle kaleme alınan Uzaktaki Küçük Güneş Kuşları bir ailenin her şeye rağmen hayata tutunma çabasının anlatıldığı, zaman zaman gülünç, bazen dokunaklı ve ara ara da trajik bir hikâye… Dile gelen bu karakterleri asla ama asla unutamayacaksınız.
"Yalnız hayatta kalmak için değil, saygınlık için de savaşan güçlü karakterler eşliğinde Nijeryadaki günlük hayatın incelikli portresi sunulmuş. İnanılmaz bir anlatıcı olan Blessingin canlı ve etkileyici izlenimleri Watsonın hikâyesine renk katmış."
Publisher Weekly

Kitap Yorumum


Yeni bir kitapla karşınızdayım :) Uzaktaki Küçük Güneş Kuşları... Kitabın başında kitaba hemen sarıldım. Sonralarda biraz sıkıldım kitap nasıl gidecek dedim ama o anda yazar garip olaylar koydu karşıma ve tekrar bağlandım kitaba.

Blessing'in annesi kocasını yatakta başka bir kadınla görünce olaylar başlıyor. Nijerya'ya büyükannesinin yanına gitmek zorunda kalırlar. 

Ama gittikleri yerde elektrik, temiz su hiç biri yoktur ama hastalıklar, virüsler ortada cirit atmaktadır. Şehir hayatından buraya gelen Blessing acaba buradaki hayata ayak uydurabilecek midir?

Kitabın içeriği hakkında aha fazla bilgi vermek istemiyorum çünkü değinilecek o kadar fazla şey var ki :D Benim en beğendiğim yerler büyükannesinin Blessing'e kendi işi olan ebeliği öğrettiği ve Blessing'in tek başına ilk doğumunu yaptırdığı andı :) 

En üzüldüğüm bölüm ise Blessing'in kardeşi Ezikiel'in Sibeye Gençleri'ne katılması ve doğalgaz boru hattını patlatarak tüm vücudunun yandığı bölümdü :( 

Bu arada olan heyecan verici olayları söylemiyorum bile hafif hüzünlü ama mutlu sonla biten ve ders veren hikayeleri seviyorsanız mutlaka okunması gereken bir kitap.


Kitap Puanım




Geldik puanlama kısmına :) 9/10 veriyorum bir puan da kırılmazdı aslında ama kırmam gerekti çünkü kitabın bazı yerlerinde sıkıldım ve anlamayıp tekrar okuduğum yerler oldu :/ 
Yine de harika bir kitap :) Okunmalı ;)



17 Şubat 2013 Pazar

Dostluk Ekmeği (Tanıtım)


Dostluk Ekmeği 

İşte size daha önceden bahsettiğim ve Arkadya Yayınları'ndan çıkacak dediğim Dostluk Ekmeği :)
 




Bir damla gözyaşı ve umutla yoğrulmuş küçük bir hediye, kırılan kalbinizi iyileştirip tüm hayatınızı değiştirmeye yeter mi?

Kaderin ona oynadığı acımasız oyun karşısında Julia Evarts, yaşama 

sevincini kaybetmiştir. Çektiği tüm acıların ise tek bir sorumlusu vardır. Bir zamanlar en yakın arkadaşı olup da artık yüzünü bile görmek istemediği kız kardeşi...
Bir gün küçük kızı Gracie ile birlikte eve geldiklerinde, kapının önünde çiçek desenleriyle bezenmiş bir tabak ve yanında bir tarif bulurlar. Üzerine ise bir not iliştirilmiştir: "Umarım beğenirsiniz." Julia, bu beklenmedik hediyeden kurtulmak istese de kızını mutlu etmek adına tarifi denemeye karar verir.
Çok geçmeden kasabalarına yeni taşınmış olan iki kadınla tanışır. Eşini kaybetmiş olan Madeline Davis, hayata tek başına devam etmenin bir yolunu ararken, ünlü çellist Hannah Wang de Brisay ise kocasıyla boşanmak üzeredir. Teselliyi, adeta bir sığınak olarak gördükleri dostluklarında bulacak olan bu üç kadın, gün gelip de şu cümleyi söyleyebilecek midir? Her şeye rağmen hayat güzeldir. 
Bizi bize anlatan sıcacık, lezzetli bir hikâye... Kâh ağlatan kâh sinirlendiren kâh güldüren Dostluk Ekmeği, imkânsız gibi görünenleri gerçekleştirmenin, aslında bizim elimizde olduğunu muhteşem bir dille anlatıyor. 



"Okuyucuların bu iç ısıtan hikâye karşısında duygularına hâkim olabilmeleri imkânsız. 
Tabii, o muhteşem tarifi de unutmamak gerek..."
Publishers Weekly


Sayfa Sayısı: 480
Baskı Yılı: 2013
Dili: TürkçeYayınevi: Arkadya Yayınları
Fiyatı: 17 TL


 



16 Şubat 2013 Cumartesi

Gülümse Anılara - Camille Noe Pagân


Gülümse Anılara - Camille Noe Pagân




Kitap Tanıtımı


Hayatta en çok kime güvenirsiniz? Ailenize... En yakın arkadaşınıza... Sevgilinize...
Başarılı editör Marissa Rogers, liseden beri en yakın arkadaşı olan balerin Julia Farrarın adeta gölgesi haline gelmiştir. Julia arkadaşlıkları adına ne istiyorsa, Marrissa da hiç sorgulamadan onu yapar çünkü kendi ailesinden görmediği ilgi ve şefkati arkadaşından görmektedir. Özlemini duyduğu bu hislerin kaybolma düşüncesi ise çekilmezdir.
Ancak Julia, talihsiz bir trafik kazası sonucu beyin travması geçirip kısmi hafıza kaybına uğrayınca, iki arkadaşın üstlendiği roller değişir. Marissa, karşısındaki bu yeni Juliaya alışmakta güçlük çekmektedir. En yakın arkadaşının, hafızasını geri kazanmak için Marissanın unutmayı tercih ettiği olayları öğrenmek istemesiyle, Marissa geçmişe farklı bir gözle bakacaktır.
Fakat bu durum, onun hem kendini yeniden keşfetmesini sağlayacak hem de içinde yeni bir şüphenin oluşmasına neden olacaktır. Julia Farrar gerçekten onun en yakın arkadaşı mıdır?Affetmeyi ve unutmayı esas alan Gülümse Anılara, öyküsüyle içinizi ısıtacak, verdiği mesajlarla arkadaşlık, dostluk, özgüven gibi değerleri yeniden düşünmenizi sağlayacak bir roman...

"Gülümse Anılara, bizi içine alacak ilginç konusuyla dostluk hikâyelerini seven okuyucuların ilgisini çekecek bir roman."Library Journal


Sayfa Sayısı: 360
Baskı Yılı: 2012
Dili: Türkçe
Yayınevi: Arkadya Yayınları


Kitap Yorumum

Kitabı okuduğumda neden kitaplığımda bu kadar uzun süre durdu dedim. Öncelikle kapağı elime aldığımda çok güzel bir dokusu olduğunu fark ettim bir kitapçıya giderseniz mutlaka kapağına dokunun derim. Sadece dokusu değil aynı zamanda kapağın tasarımı da harika Arkadya Yayınları'nın kitapların ilk sayfasına koyduğu kuşe kağıt bu kitapta da var ve tahmin edebileceğiniz gibi pembe :)

Gelelim konusuna ;) Liseden beri birlikte olan iki birbirine dost kişi var. Bir gün biri diğerini beklerken bir bakıyor ki arkadaşına araba çarpıyor işte burada olaylar başlıyor. Julia kendisini ne kadar iyi hissetse de geçirdiği beyin sarsıntısı sonucu kısmı hafıza kaybı yaşıyor. Bu kaza sonucu bilinç altı ortaya çıkan Julia artık her şeyi düşünmeden söylemekten çekinmiyor. Bir zaman sonra ailesi geliyor ve Julia'yı da kendisiyle beraber götürüyor.

Bu arada işlerinde başarılı olan Marissa bir gün izin alıp arkadaşını ziyarete gidiyor. Birlikte bir yere çıkmak istediğinde ise Julia onu kendisi ayırdığı eski sevgilisine götürüyor. Julia nişanlı olsa da eski sevgilisini görünce ona karşı olan hisleri tekrar açığa çıkıyor.

İşinden fırsat bulan Marissa Liderlik Koşusu için koç oluyor. Oysa ki Marissa koşmaktan nefret eder. Yine de buradaki kızlarla aralarında bir bağ oluşur ve bir paylaşım ve karşılıklı bir şeyler öğrenme grubu haline gelir bu grup. Ama bu işte Marissa'yı bekleyen sürprizler var.


Peki Julia düzelecek mi? Marissa'yı Liderlik Koşusu'nda bekleyen sürprizler neler? Marissa nişanlısını mı seçecek yoksa içinde hala hisleri canlı olan eski sevgilisini mi? Julia hastalığı dolayısıyla en yakın arkadaşına neler yapacak hepsi bu kitapta :)


Kitap Puanım Her kitapta yaptığım gibi bu kitapta da puanlama yapacağım ve bu güzel bir puanlama olacak :) Çünkü puanım 10/10 :)

Aile bağları, dostluk, aşk, pişmanlık, özgüven yazar bütün duyguları çok güzel bir şekilde harmanlamış ve ortaya harika bir roman çıkarmış kesinlikle harika. Arkadya Yayınları'na bizi böyle bir kitapla buluşturdukları için teşekkür ediyorum özellikle kapak için çünkü harika. İşte size kapağın tam hali...






31 Ocak 2013 Perşembe

Ruhsuz - Jodi Meadows


Ruhsuz - Jodi Meadows


Kitap Tanıtımı


Deneyimli Ruhlar ve Ruhsuzlar

Binlerce yıldır, Sınır'da milyonlarca ruh yeniden, yeniden dünyaya geldi, her bir yeni yaşamda da geçmiş yaşamlarındaki anılarını ve deneyimlerini beraberinde getirdi. Ana ise bir Yeniruh: yani Ana doğduğunda bir başka ruh yok oldu. Kimse bunun sebebini bilmiyor ve bu, bir felaketin habercisi olabilir.
Ana'nın bir Yeniruh olmasından rahatsız olmayanlar da var.
Bunlardan biri olan Sam, yalnızca bir kez yaşayabilecek bir ruhu sevebilecek mi? Peki Ana'nın düşmanları, insanlar ve yaratıklar, onların birlikte olmalarına izin verecek mi?

Ana, varoluş sebebini açığa çıkarmak zorunda. Fakat onun bu
arayışı, reenkarne olup olamayacağını öğrenmek için gittiği Kalp şehrini ve reenkarnasyon yasalarını sonsuza dek yok edebilir.

Jodi Meadows, insan ruhuna bambaşka bir bakış açısı getiren bu hikâyede fantazya ve macerayı birleştirirken, reenkarnasyon ve ruh kavramını sorgulamamızı sağlıyor.


Kitap Yorumum

Bu kitabı kitaplığımda neden bu kadar uzun süre beklettim bilmiyorum harika bir kitaptı. Kapağının renklerine ve canlılığına bayıldım kabartmalı ve parlak Ruhsuz yazısı ise çok hoşuma gitti.

Kitap Ana'nın ona çok kötü davranan annesinin yanından ayrılması ile başlıyor. Ruhların sınırda dolaşmaları onlar için iyi değil zaten Ana çıktığı gibi de Hava Perileri ile karşılaşıyor. Onlardan kaçarken buz gibi bir göle düşüyor ve ikinci kahramanımız Sam burada Ana'yı kırtarıyor. Daha sonra Ana'nın kim olduğunu ve ne olacağını öğrenmek için gitmek istediği Kalp'e beraber yol almaya başlıyorlar. Yollarda ve Kalp'te başlarına çok şey geliyor ama bunları biraz merak edin.

Kalp'te her yerde olduğu gibi hiç kimse Ana'yı sevmiyor çünkü Ana bir yeniruh yani o dünyaya geldiğinden yüzyıllardır yaşayan bir ruh bir daha geri dönmemek üzere öldü. Kalp'i yöneten konseyin Ana'nın Kalp'te kalması için bazı şartları var. Ana'nın konseyin tüm kurallarına uyması gerekiyor ve bu kurallardan biri de Sam'in Ana'nın öğretmeni olması. Ana bundan gayet memnun çünkü Sam'dan hoşlanmaya başlıyor. Ana ve Sam derslerine başlayacakken Ana Sam'in evindeki  üstü kapalı eşyaları açıyor ve bir sürü müzik aleti olduğunu görüyor. Sam'de aslında Ana'nın çocukken Li'den gizli gizli dinlediği ve onun için çok özel olan müzisyen Dossam olduğunu söylüyor. Bugünden sonra ruhsuzun duyguları Sam'a karşı daha da ateşli bir hal alıyor.

Derken Stef geliyor ve Ana'ya dans dersleri vermeye başlıyor çünkü Kalp'te bir dans olacak ve burada birbirini yüzyıllardır tanıyan iki ruh maskeler ve elbiseler içinde birbirlerini bulmaya çalışacak. Ana Sam'in kadın olduğu zaman giydiği kıyafeteri giyiyor ve burada güldüğüm biryeri paylaşmak istiyorum.
"Sabah giyinmek biraz çaba gerektirdi. Sam bir kadın olarak benden daha uzun ve daha büyük memeli olmalıydı."
Dans zamanı  yaklaşırken Ejderha'lar Kalp'e saldırıyor. Ruhlar Kalp'i ele geçirdiklerinden beri bu çoğu zaman oluyor. Ana ölürse bir daha geri dönemez çünkü o bir yeniruh o yüzden bu kısım onun biraz biraz zorlu geçiyor.

Dans gecesine gelince :D Ana dansa Sam'le ayrı ayrı gitmek istiyor kıyafetini de göstermiyor yani ikisinin de birbirini bulması gerekiyor. Herkes birbiriyle dans ediyor ve Ana bir çok kişiyle dans ettikten sonra ona arkadan sarılan biriyle dans etmeye başlıyor ve bunun Sam olduğunu dokunuşlarından anlıyor ve ilk defa burada ikisininde uzun zamandır beklediği bir şey oluyor. Ne mi :) "Muck" daha sonra partiden erkenden ayrılıp eve gidiyorlar ama gidemiyorlar.

Yola saldırıya uğruyorlar ölümden zar zor kurtulup eve geldiklerinde ise konsey kapılarında bitiyor. Bunun Sam'in başının altından çıktığını düşünerek Sam'i tutukluyorlar ve Ana'yı tekrar Li'nin yanına veriyorlar.

Ana bir zaman sonra Li'nin evinden Sam'i kurtarmak için kaçıyor. Hapishanenin penceresinden onunla konuşurken bu sefer hem ejderhalar hem de hava perileri Kalp'e saldırmaya başlıyor.

Sam ve Ana bu saldırıdan kurtulacak mı ? İkisinin arasındaki aşk ne olacak ? Ana kim olduğunu ve neden olduğunu öğrenebildi mi ? Kalp'e neler olacak ?

Bu soruların cevabı bu kitapta ama bu soruların o kadar değişik cevapları var ki şok olacaksınız. Kitap yine bir Dex klasiği yanii harika :)

Dün başladım biraz zaman vererek okurum derken bir baktım ki şuan yorum yazıyorum yazar siz tam sıkılmışken öyle bir olay koyuyor ki yine kitabın içine dalıveriyorsunuz.

Kitap Puanım ve Sözüm

"R
uhsuzun biri misin yoksa ruhunun özünü bulmaya çalışan masum bir ruh mu?"

10/10 Sürükleyici, olağanüstü ve bağımlılık yapıcı. Sayfalar akıp geçerken saatin farkına varmıyorsunuz ve bir bakıyorsunuz ki bitmiş, sonra diyorsunuz keşke biraz daha uzun sürseydi



The Perks of Being A Wallflower

The Perks Of Being A Wallflower


 Madem yeni kitap tanıtımı yaptık bir de Feniks Kitap'tan hazırlanan bir kitabı tanıtayım dedim. Tanıtımda kapağın farklı versiyonlarına da yer verdim ama sanırım bizdeki kapak hepsinden farklı olacak :)



İşte Kısa Bir Tanıtım


Hayatın sınırlarında durmak… Eşi bulunmaz bir perspektif sunuyor, ama dans pistinden neye benzediğini görmenin de vakti gelecek.
Stephen Chbosky’nin unutulmaz ilk romanı basıldığı tarihten itibaren alkışlarla karşılandı, tartışma ortamları yarattı, bir milyondan fazla baskısıyla kült bir fenomene dönüştü ve şimdi de bir sinema filmine ilham kaynağı oldu.

“The Catcher In The Rye (Çavdar Tarlasında Çocuklar) ve A Seperate Piace geleneğinden gelen bir büyüme romanı… [Chbosky’nin] hayat, aşk ve dostluk hakkındaki keskin yorumlamaları sıklıkla ilham verici ve çok güzel ifade edilmiş.”
USA TODAY

“Bir gençten bir diğerine kırılgan bir konu olarak aktarıldı… Kitabın hedef kitlesi onu basıldığı günden beri yasal ve elinizden düşmeyecek bir roman diye tanımladı.”
The New York Times

The Perks of Being a Wallflower, lisenin meçhul arazisinde yapılan tuhaf bir yolculuk. İlk randevuların, aile dramlarının, yeni arkadaşların, seks, uyuşturucu ve rocky horror picture show’un dünyası. Büyümek diye adlandırılan kesif ve vahşi dünyanın lunapark treninde.

“Basılır basılmaz sansasyon yaratıp kült statüsüne erişen ve pek çok okulun okuma listelerine giren bir kitap.”

“Charlie (aslında hepimizin o üretim bandından çıkması gerektiği gibi) öylesine iyi ve saf bir insan ki sıradan, yetişkin bir yazarın kaleminden çıkmış olmasına şaşırıyorsunuz. (…) Kitap boyunca tekrar tekrar hepimizin okumaktan ve tanık olmaktan hoşlandığı saf bilgeliği sunuyor. Ve Stephen Chbosky bizi hayal kırıklığına uğratmıyor. Ergenliğin kirli bir dünya olduğu kültürümüzde umarım bu çocuğun başına hiçbir şey gelmez.”
Los Angeles Times

“Dokunabileceğiniz bir gerçeklikte… Charlie gözlemci pencere önü çiçekliğinden kendince bir eylem adamlığına geçiyor. Hayatı üzerine yazdığı bu rapor genç okurları yıllarca etkileyecek.”
School Library Journal

“İlgi çekici… Charlie espri anlayışı ve üstü örtülü mesele ve musibetleri ele alışıyla hem genç hem yetişkin okurları tatmin edecek, sempatik bir çocuk.”
Booklist

“Tıpkı Holdan [Caufield] gibi Charlie de samimiyet sızdırıyor.”
Kirkus Reviews