29 Haziran 2015 Pazartesi

Tehlikeli Temas - Abbi Glines || KCBT || Alıntılar

Uzuuuuuunca bir aradan sonra yeniden yayındayım. Umarım artık biraz daha aktif olabilirim :) Daha fazla sıkmadan alıntılarımıza geçmek istiyorum. Umarım beğenirsiniz... Bu arada yorumum yarın ama not: Bu kitap fazlasıyla mükemmel!!!



        "Üzgünüm.Sadece daha genç görünüyorsun." Durdu ve gözleri, vücudumu yavaşça süzerek aşağı inip tekrar yukarı çıktı. Yanaklarımdaki anı sıcaklık utanç vericiydi. "Lafımı geri alıyorum. Vücudunun her zerresi on dokuz yaşında gibi görünüyor."
        O geziye çıkamamıştık. Öncelikle annemin yeterli parası olmamıştı, sonra da fazlasıyla hastaydı. Yine de planlardık. Büyük hayaller kurmanın faydası oluyordu.
        Rush nazik bir insan değildi ama adildi. Bu konuda hakkını yememeliydim. Ayrıca çok seksiydi. Bunu görmezden gelmeyi öğrenmem gerekecekti.
        Pencereye doğru yürüdüm ama ay ışığı, Rush'ın çıplak poposuna değer değmez olduğum yerde dondum. Oldukça hoş bir çıplak popoydu. Çok, çok hoştu... Daha önce hiç bir erkeğin çıplak poposunu görmemiş olmama rağmen.
        "Bana karşı mesafeni koru, Blaire. Fazla yaklaşmak istemezsin. Dün gece." Yüksek sesle yutkundu. "Dün gece aklımdan çıkmıyor. İzlediğini bilmek. Beni çıldırtıyor. Yani uzak dur. Ben senden uzak durmak için elimden geleni yapıyorum."
        Aptalca görünse de benimle ilgilenmesini istiyordum. Ona karşı açıklayamadığım bir çekim hissediyordum. Mesafesini ne kadar korursa o kadar yakınlaşmak istiyordum.
        "Sen benim gibi bir erkeğin uzak durması gereken her şeysin. Sana uygun değilim."
        "Sana dokunamam. Bunu o kadar feci istiyorum ki canımı acıtıyor ama dokunamam. Seni mahvedemem. Sen... mükemmelsin ve el değmemişsin. Sonunda beni asla affetmezsin."



        "Ben rezil, hasta piçin tekiyim. Sana dokunamam."
        Onunla yatsam kalbimin bir parçasını vermeden edemezdim.
        "Ve tadın bağımlılık yaratıcı. Rüyamda görüyorum. Fanteziler kuruyorum. Diğer... yerlerinin de o kadar leziz olacağını biliyorum.
        "Benimle asla konuşmazsın. Yanlış soruyu sorarım ve çeker gidersin." Rush başını sağa sola salladı. "Artık öyle değil. Arkadaşız. Konuşacağım ve gitmeyeceğim. Lütfen, burada benimle kal."
        Rush sırıttı. "Bu odada senin yanında olmak için fazlasıyla yaşlıyım; seninle ilgili düşündüklerimi düşünmek için de lanet derecede yaşlıyım."
        "Diğer kadınlara dokunduğunu görmek hoşuma gitmiyor. Ve diğer erkekler kıçımı avuçladığında bundan nefret ediyorum. Orama dokunan kişi sen ol istiyorum. Orama dokunmanı istiyorum. Ama dokunmuyorsun ve ben bununla başa çıkmak zorundayım. Şimdi bırak da gideyim!"
        "Neye ihtiyacın olduğunu biliyorum. İhtiyacın olanı almanı izlemeye dayanabileceğimden emin değilim sadece. Beni delirttin, kızım. Uslu olmak için çok uğraşıyorum. Lanet bir arabanın arkasında kontrolümü kaybedemem."
        "Çünkü tadına baktım ve seni kimseyle paylaşmıyorum. Bu sadece eğlence amaçlı değil. Biraz bağımlısı olmuş olabilirim."
        "Senden daha ilk gecede kurtulmaya çalıştım. Senden hoşlanmadığım için değil." Sert, acı bir kahkaha attı. "Ama biliyordum. İçime işleyeceğini biliyordum. Uzak duramayacağımı biliyordum. Zayıflığımı görebileceğin için muhtemelen senden nefret etmiştim."



        Rush Finlay yemek yapacak birine benzemiyordu. Ama lanet olsun ki bunu yaparken seksi görünüyordu.
        "İnsanları uzaklaştırıyorum, Blaire. Bu kendimi koruma mekanizması. Ama seni uzaklaştırmak istemiyorum."
        O benim için asla o adam olmayacaktı. Ama kalbim ona biraz bağlanmıştı. Sonsuza kadar birlikte olacağımız anlamına gelmese de o anda Rush'ın ilkim olmasını istedim. Sonuncum olmayacaktı. Hayat yolunda bir durak olacaktı sadece. Belki de asla unutamayacağım veya atlamayacağım bir durak. Beni en çok korkutan buydu. İlerleyemeyecek durumda kalmak.
        "Yatağımda çıplak olman, düşündüğümden katbekat güzelmiş... Ve bana inan, bunu düşündüm. Çok."
        Onun dünyasına karşılık benim dünyam. Bu gece dünyalar çarpışacaktı.
        "Bilmen gereken bazı şeyler var. Bunları öğrendiğinde benden uzaklaşabilecek ve bir daha asla geri dönmeyebilecek olman gerçeğiyle boğuşuyorum. Bu ödümü koparıyor. Aramızda olan biten ne bilmiyorum ama sana baktığım anda dünyamı değiştireceğini biliyordum. Dehşete düşmüştüm. Seni ne kadar izlesem, beni o kadar kendine çekiyordun. Yeterince yaklaşamıyordum.
        Ben daima sadece kendime sahip olacaktım. Çünkü bu adam kalbimi kırmış ve yok etmişti. İstemese bile. Bir daha asla sevebilecek kadar ona güvenemeyecektim.
        Gözlerindeki fırtınayı görebiliyordum. Aklının karıştığını biliyordum. Korkuyu bile görebiiyordum. Sonrasında aşk vardı. Bunu gördüm. Gözlerindeki ateşi. Buna inandım. Net olarak görebiliyordum ama artık çok geçti. Aşk yeterli değildi. Herkes, hep aşkın yeterli olduğunu söylüyordu. Yeterli değildi. Hele ki ruhun paramparça olduğunda.
a Rafflecopter giveaway

1 yorum :