artemis yayınları etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
artemis yayınları etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

3 Ekim 2014 Cuma

Kaplan Laneti - Colleen Houck || 15. KCBT || Yorum

Kitabın Adı: Kaplan Laneti
Sayfa Sayısı: 469
Yayınevi: Artemis Yayınları
Seri Sıralaması: Kaplan Masalı #1
Fiyatı: 24 TL
GR Puanı: 4.13
Puanım: 3.5

"Ölmek üzereydim. Biliyordum. En azından artnmıyordu. Sadece, onu sevdiğimi söylemek istiyordum.Ama sonra birden karanlık beni ele geçirdi…"

"Tatlı bir aşk hikâyesi ve kalbinizi sıkıştıracak bir macera. Daha ilk birkaç sayfada kendimi çığlık çığlığa tırnaklarımı yerken buldum. Kısacası, Kaplan Laneti sihirli!"
-Becca Fitzpatrick New York Times çoksatarı yazar-


Öncelikle kitapta ilgili iyi şeyleri mi söylesem kötüleri mi bilmiyorum. Çünkü hem çok iyi şeyler vardı hem de çok kötü şeyler. Neyse önce kötülerden başlayayım...

Kitabın içinde aşırı derecede fazla yazım hatası var. Ufak tefek ya da az sayıda olsa bir şey demem ama 
"Siz misafirsin." diye bir cümle bile görmüşken kitapta, gerisini siz düşünün. Eh redaksiyonu böyle olan kitabın çevirisi de aman aman mükemmel değil, normal bir çeviri. Sonra, kitabın başlarında ciddi anlamda sıkıldım. Sürekli aynı şeyler oluyor falan... Tamam bir şeyler olacak ama o şey olana kadar sıkıldım. Ve son olarak da kitabın sonu... Aslında böyle bir yerde bırakması normal, çünkü bu kitap serinin bir parçası ama ne bileyim, nolurdu daha iyi bir son olsaydı...

Geçelim iyi şeylere. Bir kere kitap özgün... Siz nerede okudunuz insana dönen kaplanları, Hint mitolojisini? O tılsımlar, garip maceralar, her macerada farklı dünyalar, maymun tanrıları, canlanan heykeller, Hannuman'ın Diyarı... Daha bir sürü şey var kitapta. Bu kitapta farklı bir tat var, lanetli bir kaplan, kaplana aşık olan ve laneti kaldırmaya kararlı bir kız var. Aşk var, macera var; piramitler, yeni dünyalar, kıskançlıklar, gizemler, sırlar var...

Eğer herzamanki distopik-fantastik kitaplardan sıkıldıysanız bu kitap tam sizlik. Aslında sıkıldıysanız değil, bu tarzı seviyorsanız mutlaka okumanız, bu dünyaya girmeniz gereken bir kitap.

Çekilişe katılmak için tıklamanız yeterli :)

29 Eylül 2014 Pazartesi

Kaplan Laneti - Colleen Houck || 15. KCBT || Alıntılar



Evvvvvett... Bu sefer yepyeni bir turla, yepyeni bir distopya-fantastikle, yine bir Artemis kalitesiyle karşınızdayız. Neyi sevdim, neyi sevmedim onu 4 Ekim'de yorumumda göreceksiniz ama şimdi sizi alıtılarla baş başa bırakacağım :) Bu postumda KCBT Facebook sayfasında paylaşmadığımız alıntıları bulacaksınız. Yani aman dikkatli okuyun :P
        Hayat genelde mutlu bir sonuca varmayı engelleyecek kadar ümitsiz ve karmaşıktır.
        Uzanıp kaplan patisiyle sırtıma masaj yapmaya başladı. Ciğerlerime hava çekmeye çalışırken acı dolu bir kahkaha attım. Sanki inanılmaz ağır bir kedi üzerimde pançelerini bileyliyordu.
        Harika kokuyordu. Sandal ağacı kokusuna yaseminlerinki eklenmişti. Cennet böyle kokuyor olmalıydı.
        Canım çok acıdığı için bronz... Kaslı... Çıplak göğsünün keyfini çıkartamadım. Aslında, çıplak göğsüne bakıp iç geçirebiliyorsam iyiyim demektir, diye düşündüm. Tanrım, bunu fark etmemek için ölü olmam lazım.
        "Aşıkların dili geceleri ne kadar tatlıdır, kulaklara yumuşak bir şarkı gibi gelir." Şok oldum ve Ren'e doğru döndüm. "Bunu hatırlıyor musun? Romeo ve Juliet'ten!" Omzunu silkti. "Bana bir şeyler okurken seni dikkatle dinledim. Hoşuma gitmişti."
        Alaycı bir kahkaha attım. "Tatlıyı gecenin ilerleyen saatlerinde tek başına yiyeceksin çünkü seninle yemek yemekten sıkıldım." Mum ışığıyla aydınlanan masanın üzerinden bana doğru eğildi. "Yemek kimin umurunda, Kelsey? Şaka yapıyor olmalı! Fakat çok ciddiydi. Harika! Yine midemde kelebekler uçuşuyor.
        Laneti kırmak için sana ihtiyaç olmasa bile seni bu kodar kolay bırakır mıyım sanıyorsun? Geriye bile bakmadan hayatımdan çıkıp gidebilir misin?
        Pes ettim ve Bay Kusursuz'un duyularımı ele geçirmesine izin verdim. Kanım kaynadı, kalbim göğsümü çekiçledi, Ren'e duyduğum ihtiyaç arttı, kollarında zamanın nasıl geçtiğini unuttum. Sadece Ren'in farkındaydım. Dudakları, bedeni, ruhu, hepsini istiyordum.

        "Senden korkmuyorum, Ren. Sana hayatımı emanet edecek kadar güveniyorum. Sadece, daha önce kimseye bu kadar yakın olmadım." "Benim için de aynı şey geçerli. Şimdi, arkanı dön ve uyu. Seni uyarıyorum, bütün geceyi sen kollarımda uyurken geçirmeyi planlıyorum. Bunu bir daha ne zaman yapabilirim bilmiyorum. Bu yüzden rahatla ve Tanrı aşkına , kıpırdanıp durma!
        Bir süre Kishan'ı ve ne kadar güçlü göründüğünü düşündüm. Fakat aslında evcil bir kedi gibi zararsızdı, kardeşlerin tehlikeli olanı Ren'di. MAvi gözlü kaplan ne kadar masum görünse de büyüleyici bir avcıydı. Karşı koyulamazdı. Çok çekici, cezbedici ve ölümcüldü. Yaptığı her şey beni baştan çıkartıyor ve muhtemelen kalp sağlığımı bozuyordu.
        Bu kadarını beklemiyordum. Bir öpücük bu kadar... sıra dışı bir deneyim olamazdı. Birkaç saniye içerisinde evrenin kuralları kitabım yeniden yazılmıştı. Birden yeni biri olup çıkmıştım. Yeni doğan bir bebek gibi kırılgandım.
        "Siz kaplanlar ne düşünürseniz düşünün, ben kendi başımın çaresine bakabilirim." Kishan kolumu sıktı. "Belki de biz kaplanlar sana göz kulak olmaktan hoşlanıyoruz."
        Beyaz kaplan çok özel bir kaplandır. Kendine hakim olamaz ve birine, sağlam inançları olan bir kadına bağlanır. Bu kadının iradesi çok sağlamdır, iyiyi kötüden ayırt edebilme öngörüsüne sahiptir ve birçok engeli aşacak kadar güçlüdür.